bursa escort görükle escort bayan

bursa escort görükle escort bayan

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan alanya transfer

escort bursa bursa vip escort görükle escort escort bursa bayan escort görükle escort escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan vip transfer alanya porno izle porno izle sikiş izle sikis izle mobil porno izle porn izle hd porno izle
Bugun...



MALATYA ÇEVRE PLATFORMU DOĞA KATLİAMINA SON VERİLSİN DEDİ

Malatya Çevre Platformu tarafından Dünya Çevre Günü nedeniyle Malatya merkez PTT önünde düzenlenen basın açıklamasında Malatya'da siyanürle maden arama çalışmalarına tepki gösterildi

facebook-paylas
Güncelleme: 05-06-2021 16:07:53 Tarih: 05-06-2021 14:43

MALATYA ÇEVRE PLATFORMU  DOĞA KATLİAMINA SON VERİLSİN DEDİ

Malatya'da siyanürle altın madeni sondaj çalışmalarına tepki amacıyla düzenlenen basın açıklamasında: "İkizdere’de daha şimdiden, taşocağı bölgesine yol açabilmek için binlerce ağaç yok edildi. İnşaat firmasının doymak bilmez rant hırsı, hepimizin gözleri önünde ülkenin ve doğanın geleceğini yok ediyor. Tüm yetkilileri bilim insanlarının, çevre gönüllülerinin, yöre halkının ve doğanın sesine kulak vermeye, DOĞA KATLİAMINA DUR! demeye davet ediyoruz. " denildi.
Malatya Çevre Platformu tarafından Dünya Çevre Günü nedeniyle Malatya merkez PTT önünde düzenlenen basın açıklamasında Malatya'da siyanürle maden arama çalışmalarına tepki gösterildi. Malatya Çevre Platformu tarafından yapılan açıklamada: "Bizler, Malatyalı doğa aktivistleri olarak; 2020 yılının Eylül ayında Malatya Çevre Platformunu kurduk.
8 aydır, Malatya’mızın doğasına yapılan ihanetleri ortaya çıkarmak ve ihanete uğrayan yörelerimizdeki insanımızla birlikte karşı durmak için mücadele etmekteyiz. Desteklerinizi alarak mücadelemizi büyütmek istiyoruz. Ancak birlikte olursak toprağımıza, suyumuza, ekmeğimize el uzatanların cesaretini kırabiliriz.
Birleşmiş Milletler, nasıl büyük bir felakete sürüklendiğimizin bilincinde olarak 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde toplanıp bir çevre konferansı yaptılar. Sorunun üstesinden gelmenin gerekliliğinde, 5 Haziranı Dünya Çevre Günü ilan ederek, çalışmalar başlattılar.
Ama yaşadığımız Kovid-19 salgını da göstermiştir ki 5 Haziran sadece “gün” olarak kutlanmanın ötesine geçememiştir. Eğer geçseydi, dünyayı kasıp kavuran yeni virüsler ortaya çıkmayacaktı. Küresel ısınma olmayacaktı, iklim değişiklikleri yaşanmayacaktı. Kuraklık da olmayacak, yağmurlar önceden olduğu gibi, bereketli yağacaktı. Göller, nehirler su kaynakları kurumayacaktı.
5 Haziran Dünya Çevre Günü ilan edilmesinin üzerinden 49 yıl geçti.
1972 yılında her 10 kişiden 1’i hava kirliliğinden etkilenirken, bugün 10 kişiden 9’u kirli hava soluyor.
Canlı türlerinin % 28’inin soyu tükendi.
Çevre kirliliği 1980 yılına göre 10 kat arttı!
Ülkemizde duyarlı insanlarımız bu durumla, canı pahasına mücadele ediyor. Bu mücadelenin ölmez isimlerinden Karadeniz’de kurulan, yeşili yok edip dereleri kurutan 2011 yılında, HES’lere karşı Hopa’da mücadele ederken yaşamını yitiren Metin Lokumcu’yu yitirdiğimiz gün olan 31 Mayıs gününü başlangıç alarak, 31 Mayıs-5 Haziran tarihlerinde “Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası” olarak çeşitli eylem ve etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Amacımız insanlarımızı konu hakkında bilgilendirip yaşamlarına sahip çıkma konusunda farkındalık yaratmaktır. Unutmayalım ki yok olan doğa ve biz de onun parçasıyız. DOĞA YOKSA İNSAN DA YOKTUR!
Hepimiz biliyoruz ki yaşadığımız çevre felaketleri insanın gözü doymazlığının eseri. Bunlardan en tahripkârlarından biri de “madencilik”tir. Ülkemiz zengin maden yataklarından dolayı emperyalist ülkelerin iştahını kabartmakta, kendi ülkelerinde kıyamadıkları doğalarını korumak için çaba harcarken, bizi acımasızca talan etmek için ellerinden geleni yapmaktalar.Ve ne yazık ki çıkartılan yeni maden yasalarıyla birlikte bu gibi maden şirketlerin işleyişleri daha da kolay hale getirilmektedir.
Malatyamız da maden bakımından zengin bir yöre olması dolayısıyla, yerli ve yabancı maden şirketlerinin hoyrat ellerine teslim edilmektedir. Madencilik faaliyetleri, sermaye kesimlerinin kâr hırsı gözetilerek değil, halkın ihtiyaç ve çıkarları gözetilerek yürütülmelidir. Toprağını ekip biçen, ekmeğini topraktan kazanan bizlerin, yaşam hakkımızı ve sağlığımızı görmezden gelen, doğal yaşamı tehdit eden, çevreye onarılması mümkün olmayan zararlar veren bir madencilik anlayışı kabul edilemez.
Malatya’da yeni aramalar için; altın, gümüş, demir için siyanürlü arama ruhsatları verildiği, Hekimhan, Arguvan, Arapkir, Kuluncak, Yeşilyurt, Doğanşehir, Akçadağ başta olmak üzere neredeyse tüm ilçelerinde yeni metalik maden aramaları var.  Altın, Kurşun, Bakır,Toryum, Demir olmak üzere, mermer ocakları, taş ocakları, kireç kuyuları, kömür ocakları açılması planlandığını biliyoruz. Polimetal aramaları için vurulan, vurulacak yüzlerce sondaj projelendirilmiştir. Arguvan İlçesi Şotik Köyü, Yoncalı Köyü, Göçeruşağı köyü, Arapkir ilçesi Yeşilyayla ve Suceyin köyleri, Hekimhan İlçesi Akmağara köyü, ayrıca Deveci madeni alanı Deveci köyü, Aşağı Sazlıca Köyü, Başak Köyü bölgesinde başvurular var.
Hepimiz biliyoruz ki Pütürge ilçemizde dünyanın ikinci büyük profillit madeni, altın, asbest, manganez yatakları,Akçadağ da ,Yeşilyurt Haçova da mermer, Dedeyazı da, çığlıkta  maden ocakları ve daha niceleri mevcuttur. 1 Haziran 2021 tairihine kadar 778 adet ÇED başvurusu yapıldığını biliyor musunuz?
Malatya Merkez: 10, Akçadağ İlçesi: 110, Arapkir İlçesi: 34, Arguvan İlçesi: 29, Battalgazi İlçesi: 67, Darende İlçesi: 38, Doğanyol İlçesi: 4, Doğanşehir İlçesi 123, Hekimhan İlçesi: 72, Kale İlçesi: 8, Kuluncak İlçesi: 48, Pütürge İlçesi: 41
Yazıhan İlçesi: 43, Yeşilyurt İlçesi: 223 ÇED Başvurusu yapılmış ve bunların birçoğuna, ne yazık ki ÇED gerekli değildir raporu verilmiştir.
Arguvan İlçesi Yoncalı köyünde bulunan Kaya Mezarları ise 2018 yılında alınan karar ile birinci derece sit alanı ilan edildiği halde Yoncalı köyünde de altın arama çalışmaları devam etmektedir.
Ülkemizin ormanlık alanları her yıl çeşitli gerekçelerle tahrip edilmektedir. Yaşamsal ve çevresel etkileri göz önünde bulundurulmaksızın hazırlanan projeler, açılan yollar ve yürütülen madencilik faaliyetleri nedeniyle nitelikli ormanlık alanlarımız zarar görmektedir.
Yakın zamanda Kazdağları’nda, Fatsa’da, Kuzey Ormanları’nda yaşanan orman katliamlarının görüntüleri yürekleri sızlatmaya devam ederken, bu görüntülere yenilerinin eklenmesine izin vermeyeceğiz. İkizdere’de daha şimdiden, taşocağı bölgesine yol açabilmek için binlerce ağaç yok edildi. İnşaat firmasının doymak bilmez rant hırsı, hepimizin gözleri önünde ülkenin ve doğanın geleceğini yok ediyor. Tüm yetkilileri bilim insanlarının, çevre gönüllülerinin, yöre halkının ve doğanın sesine kulak vermeye, DOĞA KATLİAMINA DUR! demeye davet ediyoruz.                           
Havama, suyuma, toprağıma, doğama dokunma!
Ekolojik dengeyi koruyacağım, yaşam alanıma sahip çıkacağım!
Dağıma, taşıma, dereme, ormanıma, doğal yaşamıma müdahale etme !
Vahşi madenciliğe dur de, geleceğine sahip çık !" denildi.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI YUKARI