Bugun...


Tayfun ÇAKIR

facebook-paylas
KORONANIN MASKEYLE, MASKENİN BİZİMLE İMTİHANI
Tarih: 13-04-2020 16:12:00 Güncelleme: 13-04-2020 16:12:00


Korona sürecinde maske mevzuu bir hayli çetrefilli bir mesele oldu. Malumunuz ilk günler maskeye pek gerek yok, maske eğer siz hastaysanız diğer insanları sizden korur ama hasta değilseniz maske takmanıza gerek yok denildi, sıkça ve yetkili ağızlardan. Daha bu söylemin dumanı tüterken, bu sözler kısa bir sürede yerini “maskesiz dışarı çıkmayın” uyarılarına hatta maske zorunluluklarını belirleyen çeşitli genelgelere bıraktı. Herkes gibi doğrunun ne olduğunu anlamaya çalışırken ve bundan yaklaşık 10 gün önce sıradan bir karantina gününün rutin aksiyonları içindeyken önümüze bir haber düştü. Devlet-i alimiz 20-65 yaş arası her yurttaşına ücretsiz maske dağıtacakmış, diye bir haber. Aslında neredeyse hiç dışarı çıktığımız da yok ama “madem veriyorlar alalım bakalım biz de” deyip epttavm denilen siteden başvuruyu yaptık. (işimizin adı ne, zaten bir tık kadar yakındık nasıl olsa maskeye) Tabi bu sipariş verme ya da başvuru işi hep sıkıntılı bir iştir, şöyle ki; insan durduk yere beklentiye giriyor, hiç heveslendirmeseler maske diye bir derdimiz de yoktu aslında. Ama artık dert sahibi olduk. Neyse 1-2 güne gelir galiba diye düşünürken bir kaç gün sonra bir haber daha düştü önümüze. PTT sistemi kilitlenmiş oradan değil e-devletten başvurmanız gerekiyor, dediler. Haydaa. Aslında baştan beri biraz işkillenmiştim. Zira, 55-60 milyonluk bir toplululuğa kapı kapı kargoyla maske dağıtmak pek aklıma yatmamıştı ama bir bildikleri vardır herhalde dedim (yokmuş) 
Tamam moral bozmak yok, zaten evde meşgale arıyoruz, nolacak bir de e-devletten başvuralım bakalım. Evet, o iş de tamam, artık maskeyi garantiledik sanırım, neticede hem PTT hem de e-devletten adeta çift dikiş maske talebi oldu, bu sefer olacak sanırım diye düşünürken, bir kaç gün sonra bir haber daha... “Telefonunuza şifre gelecek, gelince gidip o şifreyle maskeleri eczaneden alacaksınız”. Vay arkadaş ne maskeymiş diye düşünmeden edemiyor tabi insan. Sanki birkaç ay öncesine kadar tanesi 50 kuruşluk 5 tane maske değilde babasının tarlasını bağışlıyorlar gibi sürekli bir yeni organizasyon. Ama bu sonuncuyu pek sevmedim nedense, neticede başvurmaya şartlanmıştık biz. Çünkü onlar değil biz istemeliydik, çünkü bu ülkede işler hep böyle yürürdü. “Tayfun hep isyan ediyorsun, herhalde o yüzden işin rast gitmiyor, biraz da tevekkül et” dedim kendime. Huzur ve huşu ile maskeye kavuşmak mümkün belki de. 
Şimdi 10 güne yaklaşıyor sanırım, kaygıyla karışık bir umutla maske şifresi bekliyorum. Nazan Öncel’in o şarkısındaki gibi “Gelir mi gelmez mi derken, ince ince düşünürken”, artık gelse de fiziksel mesafemi koruyarak bir eczaneye gitsem diye düşünüyorum. Gerçi en güzeli zor olandır demişler, o nedenle bu kadar meşakkatten sonra alsam da ona kıyar, kullanabilir miyim emin değilim.



Bu yazı 1119 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI