bursa escort görükle escort bayan

bursa escort görükle escort bayan

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan alanya transfer

escort bursa bursa vip escort görükle escort escort bursa bayan escort görükle escort escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan vip transfer alanya porno izle porno izle sikiş izle sikis izle mobil porno izle porn izle hd porno izle
Bugun...


HÜSEYİN ÇIPLAK

facebook-paylas
EKOLOJİ MÜCADELESİNE YAKLAŞIM NASIL OLMALI?
Tarih: 18-10-2021 16:10:00 Güncelleme: 18-10-2021 16:10:00


Ekoloji mücadelesinin geçmiş denemelerinde ağır basan birkaç eğilim saptanabilir. Bunlardan ilki, tekil-sorun odaklı olma eğilimi. Bu odakla bakıldığında, sorun, tasarlanan projenin yaratacağı zarardan ibaretmiş gibi görülür. Etkinlik kaynaklı (termik santral, çimento fabrikası, taş ocağı, maden ocağı), tahribata bağlı (orman, kıyı, mera tahribi), kirliliğe dayalı (hava, su, toprak kirliliği), risk tanımlı (nükleer santrallar) olarak sorun saptanır. Bu gibi niteleyici unsurların bir karması dile getirildiğinde dahi sorunun asıl belirleyeni karşı çıkılan zararlı projedir. Böyle anlaşıldığında, mücadelede yer alanların ekolojik sorunları kavrayışı tekil bir projenin ötesine geçemeyecektir. Sorun yıkıcı bir projeye indirgendiğinde mücadelenin talebi bellidir.  o tesisin engellenmesi, devletin verdiği izinlerin mahkemelerce iptal edilmesinin sağlanması. Ekoloji mücadelelerinin sayesinde zaman zaman taleple ilgili kazanımlar elde edilir.  Ekoloji sorunlarının toplumsal mücadeleler için sağladığı deneyim birikimi ise, değerli bir mirastır. Hiç kuşkusuz. 
Yerelliğin kendiliğinden ekoloji mücadelesi:  Ekoloji mücadelelerdeki ikinci eğilim ise yerelliğin aşırı önemsenmesi. Bu, aynı zamanda sorun odaklılığın da dolaylı bir sonucu. Proje yerelde, belirli bir yere inşa edildiğine ve ekoloji mücadelesi o projeye karşı durduğuna göre, mücadelenin merkez üssünün yerel ölçekte kurulması doğaldır ve zorunludur. Futbol da bir terim vardır,  Bu bir alan savunmasıdır. Nitekim yaşam savunusu yaşam alanlarının savunulması kavramları son yıllarda sıkça kullanılıyor. Ekolojik sorundan doğrudan etkilenecek olan yerel halk, kendi gücü ve olanaklarıyla projeye karşı savunmaya geçer. Hiç tartışmasız çok önemlidir yerel mücadele.
Bununla birlikte, mücadelenin kapsamca büyütülmesi ancak yerel ölçeğin dışına taşmakla mümkün olur. Başka yerlerdeki mücadelelerle ve demokratik kitle örgütleriyle dayanışma ve mücadele ağları örmek, ortak talepler ve eylemler geliştirmek gerekir. Oysa, yerelliğe kerameti kendinden menkul bir değer yüklenirse, yerel dar görüşlülük  bir boyunduruk gibi mücadelenin yerel, bölgesel, ulusal ölçekler arası genişleyici hareketini kısıtlayacaktır. Yerelin demokratikliğini, yerel sorunun kendine özgülüğünü ve o mücadelenin özgünlüğünü abartan dışarıyla ortaklaşmanın bozucu etkisinden, mücadelenin zayıflatmasından dem vuran çarpıtılmış anlayışa yerelliğin kendiliğinden düşüncesi diyebiliriz. Mücadele alanlarında sorgusuz sualsiz işe koşulabilen bu düşünce, irili ufaklı sayısız yerel ekolojik mücadelenin ülkenin diğer taraflarında ekoloji mücadelesini verenlerle, bir araya gelmesinin, birlik olmasının önündeki engellerden biridir.
Ekoloji mücadelesi siyasetler üstü siyasettir, neyi ifade eder.? Vurgulayacağım sorun eğilim ise, yereldeki çevre, yaşam mücadelesinin siyasetler üstü olduğu vurgusu. Bu eğilime göre, planlanan proje halkın sağlığını tehdit ettiği gibi börtü böceğe, doğaya da zarar verir, ki tesise karşı çıkılmasının nedeni de çevresel zararın önlenmesidir.  Çünkü çevrenin korunması, farklı siyasal görüşleri birleştiren, dahası her türlü siyasal yaklaşımın ötesinde, siyaseten yansız bir amaca bürünür. Bu eğilimde yaygın biçimde siyasal kültürümüze sinmiş bir özelliğin yansımasını da görebiliriz. Ülkemiz’de siyaset denince akla öncelikle siyasal partiler geliyor. Siyasetler üstülük, partiler üstülüğün bir konusu bu bakımdan. Farklı partileri yerel mücadele içinde yan yana getirme başarısı, siyasetler üstü iddiasının en somut göstergesi sayılıyor. Bir anlamda siyasetin dikenli alanında çevre mücadelesi bir masumiyet kalkanına da kavuşturuluyor. Öyle ya biz çevre mücadelesi veriyoruz. 
Oysa sorun odaklanması olsun yerelliğin kendiliğinden düşüncesi olsun ve siyasetler üstü eğilim olsun. bunlar belirli bir siyasetin unsurlarıdır. Tam da bu unsurlardan oluşan bir siyaset. Çevrenin siyasetten yani çevre tahribatının ve ekoloji mücadelesinin siyasetten sanki mümkünmüş gibi ayrılabileceğine inanan bir siyaset. Ekoloji mücadelesini yerel bir dar görüşlülüğe hapsetmenin, emek, kadın ve diğer toplumsal mücadeleleri ekoloji mücadelesinden yalıtmanın siyaseti. Bu gibi örneklerdeki siyasallaşma ekoloji mücadelesinin masumiyetiyle ilgili basit bir tercih değil varoluşsal bir sorundur. Hak ve özgürlükler genişletildiği ve sahiplenildiği ölçüde mücadele taleplerini dile getirecek mekanizmalara taktiksel eylemsel araçlara kavuşur. Bunların etkin kullanılmasıyla da taleplerin gerçekleşme olanağı genişler.  Eğilim tartışmasından birbiriyle etkileşen iki ikilemin yer aldığı bir  yol ayrımına ulaşmış bulunuyoruz. İlki yerelliğin aşırı önemsenmesiyle yerelliğin aşılması gereksinimi arasındaki ikilem. İkincisi de siyasetler üstülük ile siyasallaşma gerekliliği arasında beliren ikilem. Önce, yerelliğin aşılması gereksinimine çeşitli gerekçeleriyle değinelim.   Şirketler  sorunu yerel bir projeye indirger. Şu kadar kar için şu HES, şu dere üzerinde, şu Maden ocağı, şu Dağa inşa edilecek. Orada engellenirse şirketler  benzer bir projeyi başka bir yerde uygulayacaktır. Yerel mücadelenin şirketlerin proje indirgemeci anlayışıyla paralellik gösteren yerel soruna sıkışmışlıktan uzaklaşması gerekmez mi.? Ülke’nin her yerinde yıkım projelerinin başladığı ve daha pek çoğunun da planlandığı biliniyor. Denebilir ki her yerel odak kendi yerelinde projeyi engellerse sorun kalmaz zaten. Bunun anlamı her mücadelenin başka yerlerdeki ekolojik mücadeleden yalıtılmış olarak kaderine terk edilmesidir. Tam da şirketlerin istediği gibi. Şirketler birlik olmuşken bu devasa güç karşısında yerel mevziyi tek başına tutmak neredeyse olanaksız. Yerelde ekoloji aktivistlerini terörist olmakla  suçlandığı gözaltı ve tutuklamalarla karşılaştığı, ceza davalarıyla süründürüldüğü hatta cinayetle yaşamından olduğu bir gerçeklikte yalıtmaya, yalnızlaştırmaya karşı çıkmak daha çok önem taşır. Çeşitli suçlarla yaftalanan yerel mücadelenin ulusal ölçekte sesi çoğaldıkça bir yandan o projenin engellenmesi kolaylaşır. Diğer yandan da yerelliğin kendiliğinden düşüncesinden uzaklaşarak ülke genelinde ortak bir mücadele kuruldukça, benzer projelerin başka yerellerde yapılması zorlaştırılır. 
Bugüne kadar yerel mücadeleler arasında kısmi, geçici ve rastlantısal dayanışmanın yaratılabildiği görülüyor. Bunu geliştirecek biçimde Ekoloji mücadelesi, bu mücadelelerin bütünlüklü sürekli ve ilkelere bağlanmış dayanışmacı olarak sıçratıcı bir açılım sağlayabilir. El yordamıyla toplumsal destek aramanın zaman ve enerji kaybı kurulan birlik sayesinde son bulur.  Ekoloji mücadelesinde  yargı yolunun kullanılması sürecinde insan gücü, uzmanlık ve kaynaklar birleştirilir. Talepleri daha gür ve ulusal ölçekte ifade etmenin çeşitli araçlarına erişim sağlanabilir.  Yerel dayanışmalar birlik içinde birbirine aktarılır. Güçlü bir birlik, yerelden ulusal ve uluslararası ölçeklere genişlemenin bir ara yüzü işlevi görebilir. Böylece ekoloji mücadelesinde ölçekler arası geçişkenliğin sunduğu güç birliği dayanışma sesini duyurma ve benzeri olanaklar etkilice kullanılır. Yerelliğe ve birlik olmaya sanki bunlar birbirine düşmanmış gibi yaklaşamayız. Tam tersine. Yerel mücadeleler olmadan birlik var olamaz, ama birlik olmadan da yerel mücadelelerin amacına ulaşması mümkün olmaz.



Bu yazı 1142 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI