Bugun...


Hatice ZENGİN

facebook-paylas
HÜSEYİN ADINA ZEYNEP AŞKINA ...
Tarih: 19-08-2020 19:07:00 Güncelleme: 19-08-2020 19:07:00


               HÜSEYİN ADINA ZEYNEP AŞKINA ... 
        Hüseyni direniş Zeynep’i duruşun adıdır Kerbela..İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Kerbela, mazlumun zalime, adaletin zulüme,  masumun cellata boyun etmediği tarihî bir kesittir.  Birçok kez benzer zulümlere uğramış Anadolu Aleviliği açısından Hüseyin’in direnişi bütün mazlumlara  ışık olmaya devam etmektedir. Muaviye’nin oğlu Yezit kendi saltanatını ilan etmek halifeliği bir saltanata dönüştürmek için  Hz.  Hüseyin’den de kendisine biat etmesini istemiştir. Şam’da Halifeliğini ilan etmiş saltanatını kurmuştur. Hz. Ali taraftarı olan Küfe halkı  Hüseyin’e verdiği ikrardan geri dönmüştür. Hz. Hüseyin kendine sunulan tüm teklifleri reddederek 72 kişilik Ehlibeyt ailesi ile Yezid’in ordusu tarafından Kerbela çölünde susuz bırakılarak katledilmiştir. Hz. Hüseyin ile beraber bebekler,  çocuklar susuz bırakılarak Kerbela çölünde katledilmiştir.Hz. Hüseyin canı pahasına da olsa yolundan dönmemiş, zalime yezit zihniyetine teslim olmamıştır. 
Kerbela  direnişini Hz. Hüseyin boyun eğmeyerek, teslim olmayarak tarihin sayfalarına yazdırmıştır.  Kerbela’nın en önemli simgelerinden biri  ise Hz. Zeynep’tir. Hz. Hüseyin’in kız kardeşi olan 
 Zeynep  Ana Kerbela şehitlerinin cenazelerini toplamış;  Yezit' in zulmünü, katliamını geçtiği bütün yollarda dile getirmiştir. Bu yüzden  Zeynep Ana Kerbela’nın direnişçisidir. Hz. Zeynep olmasaydı, Kerbela katliamı belki tarihin karanlık sayfalarına gömülecekti. Zeynep Ana Yezid’in ordusunda bir esir iken yapılan katliamı haykırmaktan halka, bunun bir zulüm olduğunu anlatmaktan vazgeçmemiştir .Bizzat Yezit’ in yüzüne bir katil ve katliamcı olduğunu haykırmıştır. Kerbela katliamını  anlatırken Hüseyin’i direnişi yanında Zeynep’i duruşu da unutmamamız gerekir. 
Zulmün karşısında olan herkes nerede bir Kerbela varsa nerede bir zulüm varsa Hüseyin ve Zeynep olmaz simgesini taşımıştır .  Doğanın vazgeçilmez yasalarından biri olan her döngünün bir zıtlık barındırdığı ilkesi Kerbela direnişinde kendini var etmeye devam etmektedir Aleviler Muharrem ayını bir yas -ı matem olarak görüp aslında ezilen, adaletsizliğe uğrayan zulme uğrayan tüm insanlık adına bir simge olarak yaşatmaktadırlar. Muharrem orucu diğer oruçlardan farklı olarak sadece yememe, içmeme fiziksel olarak aç kalma anlamında değildir. Muharrem orucu “ben zalimin karşısında mazlumun yanındayım, ben yezitsel tüm zihniyetlerin Lanetlecisiyim” şeklinde bir mesaj vermektir. Oruç tutarken yerine getirilen ritüeller başlı başına birer protestosudur. Sen can kıyıyorsan sen kan akıtıyorsan  sen insan öldürüp eğlence yapıp kutlama yapıyorsan  ben bunların hepsini reddediyorum. “Sen beni susuz bırakarak katletediyorsan”. Ben “saf su içmiyorum”. Sen :“benim başımı keserek beni katlediyorsan ben: “soğanın bile başını kesmiyorum.” Sen:” beşikteki bebeklere kıyıyorsan” ben: “canlı yumurtayı bile yemiyorum” mesajını vermektir. Bu yüzden Muharrem orucu bir orucun ötesinde bir ibadetin ötesinde zulüme verilen bir cevaptır. Eğlencesiz ,gösterişsiz insanlık adına tutulan bir yastır.  İslam dünyasında Hz. Hüseyin’in katledildiği Muharrem’in onuncu  gününde aşure yapılması Aslında Yezid’in Hz. Hüseyin’in Şehit edilmesini kutlaması sonucu oluşan  bir günün devamıdır.  Çünkü Aleviler aşurelerini Muharrem ayının 12 gününde kaynatırlar. Yine aşure kaynatmak bir olmanın, birlik olmanın, yan yana olmanın 72 millete bir nazarla bakmanın simgesidir. Aşure ateşini Kerbela’nın susuz çölünden, ikrarını  Hüseyni duruştan, özünü zulüm gören tüm insanlardan alan bir insanlık lokmasıdır .   Muharrem orucu Masum u paklar ve Fatma Ana orucunu da içerir . Masum -u Paklar katledilen en küçüğü 1 en büyüğü 7 yaşında olan 14 masum çocuğu temsil eder. Alevi  Felsefesinde inancında  çocuklar masumiyetin en büyük sembolüdür. Bu yüzden Masum-u Pak Orucu dünyadaki tüm Mazlum çocuklar için tutulur.  Yine Alevi inancının  en önemli özgünlüğünden biri olan kadınlar için Fatma Ana ana orucu tutulur. Alevi Inanç  sisteminde kadın erkek eşit bir yerde durur.  Günümüzde  maalesef bu eşitliği yaşandığı veya uygulandığı söylenemese de  Fatma Ana için tutulan oruç ezilen katledilen ,tacize, tecavüze uğrayan ve aynı zamanda direnen tüm kadınlarımız için tutulmaktadır. On iki gün tutulan Muharrem orucu ise dünyada zulüm gören haksızlığa, adaletsizliğe uğrayan   insan ve insanlık  adına   tutulmaktadır. Sonuç olarak ibadet 
etmenin ötesinde tarihsel bir anlama sahip olan Muharrem ayı, Alevi toplumu ve tüm insanlık için öncü bir sembolü taşımaktadır. Bugün Dünyanın neresinde olursa olsun  yaşanan  her zulüm Kerbela; haksızlık, adaletsizlik eden her zalim Yezit,  boyun eğmeyen, direnen herkes birer Şah Hüseyin birer Zeynep Anadır.  Zeynep Ana bizzat Yezid’in yüzüne” sen kardeşim Hüseyin’i katlettin ama tarih senden değil Hüseyin’den 
 bahsedecektir.” diye hay kırmıştır. Tarih sayfasına kazınmış  tüm Hüseyin’i direnişleri ve Zeynep’i duruşları aşk ile selamlıyorum... 



Bu yazı 835 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI